www.yasamhastanesi.com.tr

258 55 55 Bilgi ve Randevu hattı
Acil Servis 7 Gün 24 Saat

0-6 YAŞ DÖNEMİ ARASINDA YAŞANAN ALIŞVERİŞ SAVAŞLARI

Alışveriş merkezlerindeki çok renkli objeler, çocuk için onu hareketlendiren uyaranlara dönüşür. Çocuk etrafta koşturarak gördüğü renkli objelere dokunur ve bunların çoğunlukla da kendisine alınmasını ister. Dolayısıyla anne-baba, sürekli olarak çocuklarını kontrol altında tutmak durumunda kalırlar. Anne-babaların bir taraftan alışverişlerini tamamlamaya çalışırken diğer taraftan da çocuklarını kontrol etme çabaları zorlu bir süreçtir.

Öncelikle bilmemiz gereken; çocukların tüm diğer davranışlarında olduğu gibi, tüketim, sürekli bir şeyler alma ve para harcama isteklerinin de yaşadığı aile içerisinde öğrendiği sosyal bir davranış kazanımı olduğudur. Çocuk ailenin harcama alışkanlıklarını okul öncesi dönemde takip etmeye başlar. Özellikle AVM’lerde geçen yoğun haftasonu programlarında yapılan alışverişleri gören çocukta oluşan ilk izlenim anne ve babasının cebinden çıkan paralardır. Çocuk bu izlenimi doğrultusunda anne ve babasının cebinde her zaman parasının olduğunu ve o paranın hiç bitmeyeceğini düşünmeye başlar. Bu nedenle çocukların ailelerine açtığı alışveriş savaşlarında ailelerin kendilerine yönelttiği “Param yok, cüzdanımı almadım” gibi cümlelerin artık ikna edici özelliği yitirilmiş durumdadır. Çocuklarda bu tür algılara neden olan örnekleri çoğaltacak olursak, sinemaya girmeden birkaç mağaza gezen, ucuz diye ihtiyacı olmayan bir şeyden 3 tane alan, internette boş kaldıkça sanal mağazalardaki ucuzlukları takip eden, kısaca tüketim merkezli olan bir ailede yetişen çocuklar da, para harcama, istediğini aldırmak için tutturma ve inatlaşma krizleri aynı şekilde yaşanabilmektedir. Bu nedenle her hafta yeni bir oyuncak, yeni bir kıyafet alma isteği onlar için de kaçınılmaz olmaya başlar. Böylece; isteklerini ertelemede güçlük çeken, ancak yeni bir şey satın aldıklarında kendilerini değerli hisseden, tatminsiz ve doyumsuz çocuklar yetişir. Bu nedenle çocuğun tüketim davranışından şikayet eden ailelerin öncelikle kendi tüketim şekillerini gözden geçirmeleri, çocuğa sınır koymadan önce kendilerine sınır koymaları gerekmektedir. Dolayısıyla, alışverişte aileleriyle inatlaşma krizine giren çocuklarla daha sağlıklı ve ikna edici iletişim kurabilmek için bu durum aşağıda bir örnek diyalog üzerinden açıklanmış bulunmaktadır.

Örneğin...

Anne ve çocuk süper markete girer ve anne-çocuk arasındaki alışveriş savaşı başlamış olur.

Anne: Oğlum yapma, saldırma, koşma,

Çocuk bütün reyonları ellemektedir.

Anne: Bak şimdi döveceğim ama yeter!!

Çocuk inadına daha çok ürünleri ellemekte hatta yerlere atmaya çalışmaktadır.

Anne çocuğu alışveriş sepetine oturtur ya da kucağına alarak engellemeye çalışır.

Çocuk annesi tarafından engellendiği için bu duruma tepki verir. Bağırarak ağlamaya başlar, kendisini yerlere atar ve annenin dediklerinin tam tersini abartılı biçimde yapmaya başlar.

NE YAPABİLİRİZ?

Süper marketler ürün bolluğu ve düzenlenmesi bakımından çocukların dokunup keşfetmesi gereken birçok uyarıcı ile dolu yerlerdir. Bu uyarıcılar çocukları adeta cezbederler. Eğer ki çocuğunuz bu uyarıcılara sadece bakmakla kalmıyor hepsini elleyerek, yere atarak, sepete gereksiz ürünler ekleyerek ve paketleri açmaya kalkarak alışverişe renk veriyorsa öncelikle yapılması gereken şey amaca yönelik alışveriş yapmaktır. Amaca yönelik alışverişte alınması gerekli ürünler hızlıca reyonlardan seçilir, kasaya para ödenir ve en kısa sürede alışveriş bitirilmeye çalışılır. Bununla birlikte size alışverişte yardımcı olabilecek oğlunuz ya da kızınıza da sorumluluk yüklemek onun dikkatini amacına yönlendirmiş olacaktır. Örneğin çocuğa evden çıkmadan önce birlikte bir kağıda basit çizimler yaparak bir alışveriş listesi hazırlanabilir. Mesela basit bir süt şişesi, 2 tane ekmek, 2 paket makarna, 1 paket bisküvi resmi çizilip daha sonra çocuğu alışveriş listesindekileri almaya meraklandırma çalışması yapılabilir.

Anne: Oğlum/kızım gel hadi süper markete gidiyoruz. Bak sana sürpriz bir kağıt geldi. Bunlar senin sürprizlerinmiş. Çizimler gösterilerek Mööö inek sana bir şişe sürpriz süt bırakmış oraya. Onu gidip bulalım hemen. Sürpriz sütümüzü alalım, eve gelip içelim hemen. Fırıncı amca sana sürpriz ekmekler bırakmış, tuvalet perisi sana sürpriz bezler bırakmış.

Buradaki amaç çocuğun alışverişte amaca yönelik ilgisini arttırmaktır. Üstelik bu şekilde çocuğa sorumluluk vermiş olmaktayız. Sürprizlerimiz için kasadaki ablaya/abiye teşekkür edelim, hadi sürprizlerinin parasını birlikte verelim diyerek alışverişin sonlandığını ve süpermarketten çıktığını, çocuğun dikkatini başka şeylerin dağıtmasına izin vermeden bitirmeyi amaçlamış oluruz.

Sevgili anne-babalar yukarıda anlatılan örnekler gibi diyaloglara benzer durumları siz de yaşayabilir, gün gelir tüm bu gelişimsel evrelerin birini atlatıp diğeri ile baş etmeye çalışırken çevrenize dert yanar, bilirkişilere sormaya çalışır ve duyarsınız. Öyle bir geçer zamanki, bu da gelişimsel evre olarak gelir geçer derler size. Haklıdırlar da. Bunların hepsi gelip geçici inatlaşmalardır ve gerçekten zaman geçer, bu evreler biter. Sonra siz çocuğunuza dönüp bakarsınız ve “Öyle bir geçmiş zamanki’’ der, bunlarla uğraşırken bir yandan büyüyen çocuğunuzun gözden kaçırdığınız başarılarını ve yeteneklerini daha rahat bir şekilde görmeye başlarsınız.

Uzman Klinik Psikolog Burcu YARAPSANLI

Web Sitelerimiz

Yaşam Obezite Merkezi yasamobezitemerkezi.com

Yaşam Diyaliz Merkezi yasamdiyalizmerkezi.com

Yaşam Hastanesi Web Bebekleri webbebekleri.com

Yaşam Hastanesi - Sanal Tur

Sanal Tur İle Hastanemizi Gezebilirsinizi

Hasta ve Ziyaretçi Rehberi

Hasta ve Ziyaretçi Rehberi