www.yasamhastanesi.com.tr

258 55 55 Bilgi ve Randevu hattı
Acil Servis 7 Gün 24 Saat

    Özel Tekirdağ Yaşam Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. M.Samim TÜREGÜN , Tansiyonun vücudumuza etkileri ve  tedavi yöntemleri hakkında bilgiler verdi.

DÜŞÜK TANSİYON-NORMAL TANSİYON-YÜKSEK TANSİYON NEDİR?
İdeal tansiyon 120/80 mmhg ve altındaki değerlerdir. 15 dakikalık bir dinlenmeden sonra veya sabah uyanınca ölçülmesi uygun olur. Doğru ölçüm önemlidir.
Büyük tansiyon 90mmHg’nin altında ise düşük (Hipotansiyon) tansiyondan bahsedilir.
Yüksek Tansiyon (Hipertansiyon) kan basıncının sürekli olarak  120/80mmHg’nin üzerinde olduğu klinik duruma verilen addır. Kan basıncı kalp vuruş  hacmi ile periferik direncin çarpımıdır. Hipertansiyon, çağımızın en önemli epidemilerinden biridir. Sıklığı son 50 yıl içinde beş kat artmıştır. Toplumlar arası değişkenlikler olmasıyla beraber erişkinlerin  1/3’ünde yüksek tansiyon vardır. Bu hastalık kalp damar, beyin, böbrek ve retina gibi hedef organlarda hasara yol açarak önemli morbidite ve mortaliteye neden olur. Yüksek tansiyon  her yıl dünyada  10 milyon ölüme,  100 milyon kişinin organ hasarına uğramasına neden olmaktadır.
Büyük tansiyon 14, küçük tansiyon 9’dan fazla ise yüksek tansiyon olarak kabul edilir. O yüzden kan basıncı yüksek olan kişilerin ileride daha ciddi sağlık sorunları ile karşılaşmamaları için kan basıncı değerlerini ciddiye almaları gerekmektedir. Yüksek tansiyon hastalarının yarıdan fazlasının hastalığının farkına varmadan yaşamaları, farkında olanların pek çoğunun ise kan basınçlarının kontrol altına alınmaması, yüksek tansiyon konusundaki bilgi eksikliğine bağlıdır.
Unutulmamalı ki yüksek tansiyon  tedavi edilebilir bir hastalıktır. 120/80 mmhg – 140/90 mmhg arasındaki tansiyon ölçüleri ise yüksek tansiyon habercisi olarak kabul edilmektedir.

Erken Teşhis Çok Önemli
Hekime başvuran her hastanın tansiyonu ölçülmelidir. Tansiyon yükselince kalp sürekli olarak daha yüksek bir basınca karşılık kan pompalamak zorunda kalıyor. Bu da kalbin gerekenden çok çalışması, çok yük altında fazla yorulması anlamına geliyor. Kalp krizi ve kalp yetmezliğine sebebiyet veriyor. Yüksek kan basıncı ayrıca damar sertliği olarak bilinen süreçleri de hızlandırıyor. Yüksek tansiyonun açtığı bir dizi problem böbreğin  damarsal yapısına da zarar veriyor. Yüksek kan basıncı uzun sürede beyin damarlarının da sertleşip bozulmasına, hatta yırtılmasına yol açabiliyor. Hipertansiyon felçlere, beyinde koma ve ölümle sonuçlanabilen problemlere sebep oluyor. Hipertansiyonun gözlerde yaptığı tahribat da önemli bir sorun olarak karşımıza çıkıyor.
Kısacası yüksek tansiyon en azından uzun vadeli sonuçlarıyla mücadele edilmesi gereken önemli bir problemdir. Erken dönemde teşhisi ve tedavisi şarttır. Genetik eğilimler, böbrek hastalıkları, hormonal ve metabolik bozukluklar ve daha pek çok unsur yüksek tansiyona yol açabiliyor ancak en önemli neden fazla tuz tüketimidir.

Yüksek Tansiyon Tanısı Nasıl Konur ?

Yüksek tansiyon hekiminizin muayenesinde veya yaptığınız ölçümlerde tesadüfen tespit edilebilir. Çoğu zaman sessiz seyreder...
Ense kökenli dolgunluk şeklindeki baş ağrısı, kulaklarda basınç hissi, uğultu, bulantı, burun kanaması şikayetleri ile bakılan tansiyon ölçümlerinde yükseklik tespit edildiğinde kişi doktora başvurur. Bu tür hastalar azınlıktadır çünkü yüksek tansiyon çoğu zaman belirti vermez. Bu nedenle özellikle ailesinde yüksek tansiyon hikayesi olan, 40 yaşın üstünde olan, özellikle karında belirgin yağlanması olanlar, şeker hastaları, kronik bronşit hastaları, uyku apnesi olan kişilerin sık tansiyon kontrolü yapmaları önerilir. Yüksek tansiyonun kronik hastalık olması ömür boyu bununla yaşam çoğu kez hastayı tedirgin eder ve bu tanıdan kaçmaya çalışır. Hasta başlangıçtan itibaren bu konuda bilinçlendirilmelidir. Ekokardiyografi dediğimiz kalbin ultrason yöntemiyle incelenmesi, kalp kasını göstererek kalbin yüksek basınca karşı çalışıp çalışmadığını, dolayısıyla yüksek tansiyonun mevcut olup olmadığı hakkında bulgu verir. Göz dibi incelemesi göz damarlarında yüksek tansiyona ait bulgu olup olmadığı konusunda bilgi verir. Bunlardan da daha değerlisi 24, hatta 48 saate kadar hastanın üstünde kalabilen, çok pratik olan ve 60 dakika aralarla kişinin tansiyon ölçümünü yaparak günlük yaşam içinde tansiyon seyrinin belirlenmesine olanak veren tansiyon holteridir.

Yüksek Tansiyonla Nasıl Mücadele Edilir...

Kan basıncını normale indirmek için hayatınızda bazı değişiklikler yapmanız ve değiştirilebilir faktörlere dikkat etmeniz gerekir. Yüksek tansiyona karşı mücadelede atılacak en önemli adım, fazla kilolar varsa vermek ve yediklerinizi kontrol altına almaktır. Bunun için az tuzlu yemeniz (tamamen tuzsuz değil) ve katı yağlı yiyeceklerden kaçınmanız, porsiyonlarınızı küçültmeniz etkili bir önlem olacaktır. Fazla olan her kilonun verilmesi yüksek tansiyonun  düşmesini sağlar. Katı yağ içeriği azaltılmış süt ürünleri, meyve, sebze, tahıllar ve balık ağırlıklı beslenerek yeterli kalsiyum, potasyum, lif ve omega 3 yağ asitleri içeren besinleri tüketmek  tansiyonun normale dönmesinde katkıda bulunur. Düzenli spor yapmanız  bir çok yararlı etkisinin yanı sıra yüksek tansiyonu 4-9 mm civa kadar düşürür. Sigarayı bırakmanız, alkol kullanmamanız, kullanıyorsanız günlük 20 gramı geçmemenin (1 duble rakı, 1-2 kadeh şarap, 1-2 şişe bira, 50cc viski) çok etkili olduğunu unutmayın ve stresle başa çıkmaya çalışmanız da yüksek tansiyonu kontrol altına almaya yardımcı olur.
Yaşam biçiminizde yapacağınız bu değişikliklere karşın kan basıncınız hala yüksekse ve tansiyonunuz bu önlemlere rağmen normale dönmemiş ise ölçümlerinizde evre 1–2 yüksek tansiyon tespit edilmişse (14/8 mmHg), doktorunuz size ilaç tedavisi uygulayacaktır. İlaç tedavisinde kullanılacak ilaçların cinsi, dozu ve çeşitliliği tamamen doktorunuzun kontrolü altında olmalıdır. Doktorunuz bu amaç için bazen bir, bazen de birden fazla ilaç kullanabilir. Asla doktorunuz dışındakilerden tavsiye üzerine herhangi bir ilaç almayın.
Unutmayınız ki başka bir hastada çok iyi sonuçlar vermiş olan bir ilaç sizde tam tersi zararlı sonuçlara yol açabilir.
Doktorunuz, tansiyonunuz kontrol altına alınıncaya kadar sık aralıklarla, kontrol altına alındıktan sonra ise hastalık durumunuza göre belli zamanlarda kontrole çağıracaktır. İlaç tedavisinde en önemli unsur, doktorunuzun verdiği ilaçları, kendinizi iyi hissetseniz bile kesintisiz ve düzenli olarak almaktır. Yapılan en büyük hata, tansiyon kontrol altına alındıktan sonra ilaca gerek kalmadığı düşünülerek ilacın azaltılması veya kesilmesidir. Unutmayınız ki, ilacın azaltılması veya kesilmesi durumunda tansiyonunuz tekrar yükselecektir. İlaçları düzenli almadığınız için tedavi edilemeyen yüksek tansiyonun, ölümcül sonuçlara yol açabileceğini aklınızdan çıkarmayınız. Özellikle romatizma tedavisinde kullanılan ağrı kesici ilaçların, soğuk algınlığı ve grip için kullanılan ilaçların kan basıncını yükseltici etkileri vardır. Bu tür ilaçların doktor kontrolü ve tavsiyesi ile kullanılmasında yarar vardır. Muayeneniz esnasında yüksek tansiyonunuz veya kronik bir hastalığınız varsa bunu hekiminize bildirmeniz önem taşır. Evde kendi kendinize tansiyonunuzu ölçebileceğiniz cihazlardan edinmeniz, tedavinize katkı sağlayacaktır.

                                                                                             Sağlıklı Günler Dilerim,
Uzm.Dr. M.Samim TÜREGÜN
İç Hastalıkları Uzmanı

Web Sitelerimiz

Yaşam Obezite Merkezi yasamobezitemerkezi.com

Yaşam Diyaliz Merkezi yasamdiyalizmerkezi.com

Yaşam Hastanesi Web Bebekleri webbebekleri.com

Yaşam Hastanesi - Sanal Tur

Sanal Tur İle Hastanemizi Gezebilirsinizi

Hasta ve Ziyaretçi Rehberi

Hasta ve Ziyaretçi Rehberi