www.yasamhastanesi.com.tr

258 55 55 Bilgi ve Randevu hattı
Acil Servis 7 Gün 24 Saat

Grip veya tıbbi adıyla İnfluenza

İnfluenza grubu virüslerin yol açtığı akut üst solunum yolu enfeksiyonudur. Üst solunum enfeksiyonuna sebep olan diğer virüslerin yaptğı enfeksiyonlarada yanlışlıkla GRİP adı verilmesi karışıklıklara, hatta bazen de korku panik oluşmasına yol açar.

İnfluenza virüslerinin çok çabuk değişim gösteren anteijenik yapıları nedeniyle hastalık tekrarlamalara ve bağışıklık bırakmamaya meyillidir. Bilindiği gibi bağışıklığın sürekli olabilmesi yani uzun süre veya hayat boyu sürmesi için hastalık etkeninin antijenik yapısının sabit olması sık mutasyona uğramaması gereklidir.

Etken olan influenza virüsü her mevsim görülmekle birlikte özellikle havaların soğuduğu sonbahar ilkbahar aralığında en fazla etkili olmaktadır. Virüs kalabalık ve kapalı ortamlarda yaşayan insanlar arasında sık bulaşmakta olup en çok öksürme-hapşırma yoluyla etrafa saçılan ve ''flüge'' damlacığı dediğimiz damlacık enfeksiyonu, nadiren de direk temasla yayılır.

Kuluçka dönemi 1-4 gün olup hastalığın bulaştırıcı olduğu dönem belirtilerinin başlamasından önceki 1 gün ve sonraki 5 günlük dönemdir. Titreme ile yükselen ateş, öksürük, boğaz ağrısı ve kas ağrısı gibi şikayetler en çok rastlanan şikayetlerdir. Diğer akut üst solunum yolu enfeksiyonlarından farklı olarak grip hastalığında komplikasyonlar sık görülür. Bunlar zatürre, myokardit, ensefalit vb.ciddi hastalıklardır.

Gerçek tanı ancak influenza virüsünün saptanması veya Antijen tayini ile konulabilir. Özellikle salgın dönemlerinde boğaz sürüntüsü, burun-bronş aspiratı ve balgam örneklerinden transport besiyeri ile hızlı bir şekilde laboratuvara ulaştırılan materyallerde virüs görülebilir. Yine aynı örneklerde antijen tayini de yapılabilmektedir. Bu tetkiklerin yapılmaması nedeniyle genellikle yanlış olarak pek çok soğuk algınlığı veya diğer etkenlerin yol açtığı üst solunum yolu hastalıklarına GRİP tanısı konulmaktadır.

Özel bir tedavisi yoktur. Normal olarak şikayete yönelik tedavi önerilir. Ancak komplitasyonların oluşması halinde, mutlaka hastaneye yatırılarak uygun tedavi yapılmalıdır.

Her yaştaki insanda görülebilen GRİP hastalığı bebek ve çocuklar ile yaşlılarda daha ağır seyretmekte olup ayrıca kişinin kronik hastalıklarının bulması halinde (ki bunlar Akciğer-kalp-diyabet, böbrek hastalıkları maligniteler, nörolojik hastalıklar vb.dir). Her yaştaki insanları da risk grubu haline getirir.

Hastalık hakkında bu bilgileri verdikten sonra asıl önemli olan konu da bu hastalıktan nasıl korunacağımız... Teorik olarak hastalardan uzak durmak onlarla temastan kaçınmak, kalabalık ve kapalı ortamlarda bulunmamak söylenebilir. Ancak günümüz şartlarında bunlar pek de uygun olabilir şeyler değildir. Bu nedenle tüm insanların eğer ortamda influenza virüsü varsa enfekte olmalarının kaçınılmaz olduğu ortadadır. Ama tabii ki başka korunma yolları da vardır ve bunun başında AŞI gelir. Bilindiği gibi virüs çok sık değişim (mutasyon) gösteren bir yapıda olduğu için mümkün olduğunca en son hastalığa yol açan virüslerle hazırlanmış EN YENİ aşılarla aşılanmak ve bu yolla hastalıktan korunmak ve/veya hafif geçmesini sağlamak mümkün olabilmektedir. Ama tüm nüfusu aşılamak pratikte hem maddi hemde organizasyon sıkıntısı nedeniyle mümkün görülmemekte ve tavsiye edilmemektedir. O halde kimlere aşı yapılmalıdır? İşte bu sorunun cevabı Risk grubu dediğimiz insanlardır.

Hastalığın ağır ve ciddi seyretme ihtimali yüksek olan bebek ve yaşlı insanlar ile kronik bir hastalığı bulunan bağışıklık sistemi zaafa uğramış kanser vb.hastalıkları olanlar, böbrek yetmezliği Akciğer ve kalp hastalığı bulunan insanların aşılanmaları hatta mutlaka aşılanmları tavsiye edilebilir.Bunlar dışındaki insanların aşılanması ise tıbben gerekli değildir.

Aşı; daha öncede belittiğimiz gibi mutlaka en yeni etkenlerden hazırlanan yeni aşı olmalıdır. Uygulandıktan 1-2 hafta sonra koruyucu etkisini göstermekte olup içerdiği virüs veya bu etkene yakın antijen taşıyan virüslerle oluşabilecek hastalılardan %50 ile %70 oranında koruyabilmektedir. Aşı yumurta embriyonunda hazırlandığı için yumurtaya alerjisi olanlar ile ilk 3 aylık dönemdeki hamilelilere önerilmemektedir. Aşının belirgin bir reaksiyonu olmayıp hafif ateş veya yapıldığı yerde hassasiyete sebep olabilir.

DR.Mehmet Berkyürek

Bakteriyoloji ve Enfeksiyon Hast. Uzmanı

Web Sitelerimiz

Yaşam Obezite Merkezi yasamobezitemerkezi.com

Yaşam Diyaliz Merkezi yasamdiyalizmerkezi.com

Yaşam Hastanesi Web Bebekleri webbebekleri.com

Yaşam Hastanesi - Sanal Tur

Sanal Tur İle Hastanemizi Gezebilirsinizi

Hasta ve Ziyaretçi Rehberi

Hasta ve Ziyaretçi Rehberi