www.yasamhastanesi.com.tr

258 55 55 Bilgi ve Randevu hattı
Acil Servis 7 Gün 24 Saat

Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi

Kırım-Kongo Hemorajik Ateş (KKHA), Nairovirüs isimli bir mikrobiyal etken  tarafından neden olunan ateş, cilt içi ve diğer alanlarda kanama gibi bulgular ile seyreden hayvan kaynaklı bir enfeksiyondur. Son yıllarda tedavide görülen gelişmelere rağmen, bu enfeksiyonlarda ölüm oranları hala yüksektir.Hastalığın görülme ihtimali %30 dur. Her ikisinde diabet varsa görülme ihtimali % 60 lara varır.

Kırım-Kongo Hemorajik Ateş virüsü tarafından neden olunan hemorajik ateş hastalığı ilk kez 1944 ve 1945 yılı yaz aylarında Batı Kırım steplerinde çoğunlukla ürün toplamaya yardım eden Sovyet askerleri arasında görülmüştür. Hastalığa Kırım Hemorajik Ateşi adı verilmiştir. Kongo virüsü ise 1956 yılında Zaire’ de ateşli bir hastadan tespit edilmiştir. Bin dokuzyüz altmış dokuz yılında ise Kongo virüs ve Kırım Hemorajik Ateş virüslerinin biyolojik olarak benzer virüs  olduğu gösterilmiştir.Daha sonraları, Kırım-Kongo Hemorajik Ateş virüsünün Bulgaristan, Makedonyada, Pakistan, Irak, Afganistan, İran, Kosova, Kazakistan, Sahra altı Afrika ülkeleri, eski Sovyetler Birliği, Yugoslavya, Yunanistan, Arap yarımadası, Dubai, Kuveyt, Çin ve Moritanya’da salgınlar yaptığı bildirilmiştir.

Kırım-Kongo Hemorajik Ateşi Etkeni İnsanlara Nasıl Bulaşmaktadır? Bulaşmada aracı olan bir etken var mıdır?

Kırım-Kongo Hemorajik Ateşi virüsü genellikle insanlara Hyalomma cinsi keneler ile bulaşmaktadır. Hayvanlardan insanlara keneler ile bulaşan bir enfeksiyondur. Virüs, sığır, koyun, keçi, yabani tavşan ve tilki gibi hayvanlardan tespit edilmiştir. Güney Doğu Avrupa ve Güney Afrika arasında göç eden göçmen kuşlar üzerinde bulunabildiği gösterilmiştir. Bu kuşların virüsün iki kıta arasında taşınmasına yol açabildiği düşünülmektedir. 

       

  Virüs, sığır ve koyun gibi Hyalomma keneleri için konak olan hayvanlarda belirtisiz enfeksiyon ve bir hafta kadar süren geçici viremi (kanda virüsün bulunması) oluşturmasına rağmen, insanlarda hastalığa neden olmaktadır. Küçük memeli hayvanlarda da viremi ve hafif enfeksiyon oluşup keneler için kaynak oluşturabilmektedir. İnsanlar virüsü ya enfekte kenelerin ısırması ile, yada viremik hayvanların kesilmesi sırasında hayvana ait kan ve dokulara temas ile almaktadır.Bir bölgede, kenelerin ve keneler kan emdiğinde bulaşmayı sağlayacak kanında virüs bulunan hayvanların bol olması salgın için önemli bir faktördür. Doğu Avrupa ve Asya’ daki Kırım-Kongo Hemorajik Ateş salgınlarının genellikle insanlar tarafından oluşturan çevresel şartlara bağlı olarak geliştiği düşünülmektedir.  

Kırım’ daki ilk salgının, İkinci Dünya Savaşı yıllarında kene ile enfekte olmuş bölgelerin tarıma açılması nedeniyle oluştuğu sanılmaktadır. Daha sonra eski Sovyetler Birliği ve Bulgaristan’ da olan salgınlarda ise ziraatçılık ve hayvancılıktaki değişmelerin rol oynadığı belirtilmektedir. Hastalık mevsimsel özellik göstermektedir. Genel olarak Haziran ve Eylül arası görülmesine rağmen, değişik mevsimlerde görülebilir. Bizim bölgemizde hastalar Nisan ayı ortalarından Ağustos ayı sonlarına kadar  olan süre içinde görülmektedir.  

Hastalık için çiftlik çalışanları, çobanlar, kasaplar, mezbaha çalışanları, et ve et ürünleri market işçileri gibi tarım çalışanları ve hayvancılık ile uğraşanlar, veterinerler, hasta hayvan ile teması olan ve akut hastalarla temas olasılığı bulunan salgın bölgelerde görev yapan sağlık personeli, askerler, kamp yapanlar yüksek risk altındadır.

Kırım-Kongo Hemorajik Ateş virüsü, hastalara ait kan ve/veya hastanın kan içeren atıklarıyla direkt temas sonucu da bulaşabilmektedir.

Kuluçka süresi: kuluçka süresi virüsün alınma şekline bağlıdır. Kuluçka süresi kene ısırmasından sonra 2-12 gün arasında değişmekle birlikte genellikle 1-3 gündür. Virüsü içeren kan ve diğer doku ya da atıklar ile temastan sonra genel olarak bu süre 5-6 gündür ve 13 güne kadar uzayabilmektedir.

Kırım-Kongo Hemorajik Ateşinde Belirtiler Nelerdir?

İnsanlarda hastalık ateş, üşüme-titreme yaygın kas ağrıları, bulantı-kusma, ishal, yüzde kızarıklık, karaciğerde büyüme ve kanama ile kendini gösterir.  Ateş, kırıklık, kas ağrısı, iştahsızlık, baş ağrısı, aşırı duyarlılık, sırt ağrısı, kol ve bacaklarda ağrı, mide bölgesinde ağrı, bel bölgesinde ağrı gibi belirtiler ile ani olarak başlamaktadır. Bazen bu bulgulara kusma, karın ağrısı ve ishal ilave olabilmektedir.

Gövde ve ekstremitelerde cilt içi kanama görülebilir. Burun kanaması ve değişik alanlarda kanama bulguları bulunabilir. Karaciğer iltihaplanma bulgusu genel olarak bulunmakta ve  karaciğer büyümüş ve hassas olabilir.

İyileşen hastalarda iyileşmeler genellikle 9-10. günlerde başlar ateş 9-20. günler arasında düşer ve kanama durur fakat iyileşme 4 hafta ve daha uzun bir süre alabilir. Genelde ölümler hastalığın 6 ile 14. günleri arasında olmaktadır. Hastalar sıklıkla yoğun kanama ve kalp durmasından kaybedilir. Kırım-Kongo Hemorajik Ateşinde ölüm %8-80 arasında değişmektedir. Kanda virüse karşı oluşan göstergelerin taranması tanı için en sık kullanılan yöntemdir.

Bu göstergeler hastalığın başlangıcından sonra 6. günden itibaren belirlenebilir.

Kırım-Kongo Hemorajik Ateşi Nasıl Kontrol Edilir ve Nasıl Korunulur?

Hastalığın bulaşmasında keneler önemli bir yer tutmaktadır. Bu nedenle kene mücadelesi önemlidir fakat oldukça da zordur. Keneler yumurta dönemleri dışında yaşamlarını kan emerek devam ettirirler. İnsanlar kenelerden uzak tutulabilir ise bulaş önlenebilir. Bu nedenle de mümkün olduğu kadar kenelerin bulunduğu alanlardan kaçınmak gerekir. Kenelerin bulunduğu alanlara gidildiği zaman vücut belli aralıklarla kene için taranmalıdır. Vücuda yapışmış keneler uygun bir şekilde ( kene ezilmeden ve ağız kısmı koparılmadan) alınmalıdır.  Eter, kloroform ve alkol yada gaz sürülerek kendiliğinden deriyi terk etmeleri sağlanır. Çeşitli nedenlerle kenelerin bulundukları alanlara gidenler ( piknik, av yada görevleri gereği) döndükleri zaman kene yönünden taranmalı. Kenelerin yoğun olabileceği çalı,çırpı ve gür ot bulunan alanlardan uzak durulmalı, bu gibi alanlara çıplak ayak yada kısa giysiler ile gidilmemelidir. Bu alanlara av yada görev gereği gidenler lastik çizme giymeli yada pantolonlarının paçalarını çorap içine almaları koruyucu olabilir. Hayvancılıkla uğraşanlar havanlarını belli aralıklarla kenelere karşı uygun akarisitler ile ilaçlamalı ve hayvan barınakları kenelerin yaşayamayacağı bir şekilde yapılmalı, çatlaklar tamir edilmeli ve badana yapılmalıdır. Kene bulunan barınaklarda uygun akarisidler ile usulüne uygun olarak ilaçlanmalıdır.

Uzm.Dr. Uğur ÖZDAĞLI Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı

Web Sitelerimiz

Yaşam Obezite Merkezi yasamobezitemerkezi.com

Yaşam Diyaliz Merkezi yasamdiyalizmerkezi.com

Yaşam Hastanesi Web Bebekleri webbebekleri.com

Yaşam Hastanesi - Sanal Tur

Sanal Tur İle Hastanemizi Gezebilirsinizi

Hasta ve Ziyaretçi Rehberi

Hasta ve Ziyaretçi Rehberi