www.yasamhastanesi.com.tr

258 55 55 Bilgi ve Randevu hattı
Acil Servis 7 Gün 24 Saat

Erişkin tipi şeker hastalığı

Tip 2 DM genellikle 30 yaşından sonra ortaya çıkan, ailevi eğilimi olan, kilosu fazla ve obezlerde daha çok görülen metabolik bir hastalıktır. Anne veya babasında diabet olanlarda hastalığın görülme ihtimali %30 dur. Her ikisinde diabet varsa görülme ihtimali % 60 lara varır.

Hastalık birçok gendeki bozulmalar mutasyonlar ve yine birçok çevresel ve kişisel faktörlere bağlıdır. Kişi fazla yemek yiyorsa, hareketsiz bir yaşam sürüyorsa, kilo alıyor ve spor yapmıyorsa diabet olma ihtimali giderek yükselir.

Diabet insülin hormonuna hücrelerin direnci ile başlar. Daha sonra insülin salgılayan pankreans Beta hücreleri de yorulur. Total insülin salgılanması ve erken insülinin salgılanması bozulur. Diabet ortaya çıkar. Diabet açlık kan şekerinde veya tokluk kan şekerinde yükselmelerle kendini gösterir. Açlık kan şekeri normalde gecelik 8 saatlik açlıktan sonra sabah aç karnına ölçülen kan şekeri değeridir. Bu değer çok sıkı bir şekilde ayarlanır. Ve 60-100 mg/dl arasındadır. 60 mg altına düşmesi hypoglisemi adını alır. 100 mg/dl üstüne çıkması hyperglisemi adını alır. Açlık kan şekeri (AKŞ) 100-125mg arasında çıkıyorsa buna bozulmuş açlık şekeri adı verilir ve uyarıcıdır. Bu hastalarda 10 yılda diabet olma ihtimali %10 – 20 arasındadır. Bu durumda şeker yükleme testi yapılarak glikoz – şeker metobolizmasına daha yakından bakabiliriz. 75 gr glikoz ile yükleme yapılır ve Açlık kan şekeri 30. dk, 1 saat ve 2 saat kan şekerleri bakılır. Normalde yüklemeden sonra herhangi bir saatte kan şekeri 180 mg/ dl geçmez. 2 saatte de 140 mg/dl altına düşer.

Hastanın kan şekeri 75 gr glikoz ile herhangi biri yükleme zamanında yani bu 2 saatte 200 ün üstüne çıkarsa açık diabet hastalığı başlamış kabul edilir. 2 saat kan şekeri 140 mg – 180 mg arasında kalıyorsa buna da bozulmuş glikoz toleransı adı verilir. Bozulmuş glikoz toleransı olanlarda açık diabet gelişmesi ihtimali 10 yılda % 20 - 50 arasındadır.

Diabet metabolik bir hastalıktır. Bu hastalık ayrıca ilerleyici bir hastalıktır. Zaman içinde kötüleşerek devam eder. Birçok organ fonksiyonunu özellikle gözleri,böbrekleri, küçük ve büyük damarları sinir sistemini bozar ve hastalandırır. Açık diabet tanısı alındıktan sonra 10 yıl içinde insülin başlama ihtimali % 50 - 70 arasında değişir. Ancak diabet tedavi edilebilen bir hastalıktır. 3 - 6 ayda bir dahiliye uzmanınca veya endokrinoloji uzmanınca takip ve tedavisi yapılabilir. İyi takip ve tedavilerle diabetik hastalarda, diabetik olmayan hastalar gibi beklenen bir ömür süresine daha az komplikasyonlarla ulaşabilirler. Kan şekerinin iyi takibi, düzenli doktor kontrolleri, düzenli bir diyet, hastanın tedavisini düzenli kullanması, düzenli bir spor başarı oranını arttırabilir. Özellikle kilolu ve şişman hastalarda açık diabet tanısı konduktan sonra diyet ve sporla kilo verilirse diabetin geri çekilebiliceği bilinmektedir. Böylece 5 – 10 yıllık bir zaman kazanılabilir. Diabet korunmada en önemli şey boyunuza uygun bir kilo yani vücut kitle endeksinizin 22 – 27 arasında olmasıdır. Vücut kitle endeksi kilonuza boyunuzun metre olarak karesinin bölünmesi ile hesaplanmaktadır.

Diabettes Mellitus Tip 2 veya Erişkin tipi diabet son yıllarda ki şehirleşme ve modern hayata geçiş ile çok hızlı bir artış göstermektedir. Şehirleşme ile insanlar daha fazla yiyecek bulabilmektedir, yiyeceğini bulabilmek için enerji harcamamakta, daha fazla yemekte, daha az hareket etmekte, daha az spor yapma zamanı bulmakta, toprakla- doğayla ilgileri azalmaktadır. Bunun sonucu şişmanlama yani kilo alımıdır. Kilo alımı diabet, hipertansiyon ve koroner kalp hastalıklarının başlaması demektir. İnsan genetiği avcı- toplayıcı topluma uygun bir genetik olup şehirleşme – modernleşme- uygarlık genetik yapımızı zorlamakta ve hastalandırmaktadır. Ancak modern hayatımızı değiştirebilme olanağı vardır. Bunu yapabilirsek, bu hastalıklardan daha etkili korunmayı başarabiliriz. Çünkü şu anda genetik yapımızı değiştirebilecek gücümüz yoktur. Bugün toplumumuzda diabetli hastaların oranı %7 dir. Bazı toplumlarda bu oran % 10 – 15 lere tırmanmaktadır. Bazı insan topluluklarında ise bu oran % 50 lerde bile olabilmektedir. Bu da hastalığın genetik temelinin olduğunu göstermektedir. 2020 yılında diabetli hasta sayısı 350 milyon 2030 da ise 500 milyon olacağı hesaplanmıştır. Bilim adamları bu duruma diabet salgını adını vermekteler ve insanları bu nedenle uyarmaktadırlar. Diabetten korunmak yine insanların istemesiyle olabilecek birşeydir. Bilim adamlarının ve hekimlerinde bu konuda yardımcı olacakları aşikardır.

Dr. M. SAMİM TÜREGÜN İç Hastalıkları Uzmanı

Web Sitelerimiz

Yaşam Obezite Merkezi yasamobezitemerkezi.com

Yaşam Diyaliz Merkezi yasamdiyalizmerkezi.com

Yaşam Hastanesi Web Bebekleri webbebekleri.com

Yaşam Hastanesi - Sanal Tur

Sanal Tur İle Hastanemizi Gezebilirsinizi

Hasta ve Ziyaretçi Rehberi

Hasta ve Ziyaretçi Rehberi