www.yasamhastanesi.com.tr

258 55 55 Bilgi ve Randevu hattı
Acil Servis 7 Gün 24 Saat

S1-Menopoz nedir? C1- Menopoz kelime anlamı olarak son adettir. Menopoz tanısı klinik olarak geriye dönük koyulur. Tanının koyulabilesi icin en az 6 ay ile bir yıllık süre içerisinde adet kanaması olmaması gerekmektedir. Biyokimyasal testler ile bu tanı kesin olmamakla beraber daha erken koyulabilmektedir.

S2- Beklenen menopoz yaşı kaçtır ve bunu etkileyen faktörler nelerdir?
C2- Yapılan çalışmalar göre tüm dünyayı içine alan ortalama bir değer yoktur. Menopoz yaşı ülkeler ve ırklar arasında değişiklik göstermektedir. Ülkemizdeki ortalama menopoz yaşı 47-48 yaşları iken Amerika Birleşik Devletlerinde beklenen ortalama menopoz yaşı 51-52 yaşlarıdır. Menopoz yaşını etkileyen birçok faktör vardır. Bunlardan en önemlileri kalıtsal özellikler yani anne ve kız kardeşlerin menopoz yaşıdır. Bunun dışında özellikle yumurtalıkları ve beynin yumurtalıları yönettiği merkezleri etkileme potansiyeli olan Cerrahi girişimler, Radyoterapi veya kemoterapi, bazı kromozom bozuklukları ve çeşitli hastalıklar yumurtalıklarda hasarlanmaya sebep olarak menopoz yaşına etkide bulunmaktadır. S3- Menopozun ilk işaretleri nelerdir?

S3- Menopozun ilk işaretleri nelerdir?

C3- Sonunda menopoz olan değişiklikleri başlangıcı aslında 4. dekad dediğimiz 40 yaşlarda başlar. Daha henüz anne karnında 5 aylık kız çocukda en yüksek yumurta sayısı olan 7 milyon yumurta tedrici olarak azalarak doğumda 2 milyona, pubertede 400 bin sayısına ve 40 lı yaşlarda 25 binli rakamlara ulaşır. Ortalama 25 bin seviyesinden sonra hormon salınımı düzensizleşmesi ile birlikte hem hastanın üreme potansiyeli belirgin olarak düşer hem de buna bağlı vazomotor şikayetler dediğimiz sıcak basması, terleme, sıkıntılar, Depresyon bulguları ve adet düzensizlikleri başlar.

S4- Bu dönemde hastanın adet düzeninde değişiklikler olur mu olur ise ne gibi değişikliklerdir bunlar?

C4- Tabi ki bir çok hastada adet düzensizlikleri olur. Düzenli adetleri olan hastalarda bir çoğu fark etmese de öncelikle adetleri erken gelmeye başlar. Daha sonra ilerleyen dönemde tam tersi olarak beklenen adet zamanları gittikçe gecikmektedir. Bu gecikmeler 2-3 ayı bulabilmektedir ve vazomotor şikayetlerin yanında bu dönemde hastalarda arzu edilmeyen gebeliklere ait şüphelerden kaynaklanan sıkıntılarda eklenmektedir.

S5- Bu geçiş dönemi olarak tabir ettiniz dönemde hastalarımızın dikkat etmeleri gereken hususlar nelerdir?

C5- Öncelikle hastalarımızın bu dönemde hiçbir şikayetleri olmasa dahi yılda bir defa jinekolojik muayenelerini ihmal etmemeleri gerekmektedir. Menopoz öncesi 40 lı yaşlar kadınların önemli sağlık problemleri olan bazı kanser türlerinin erken evrelerini içeren yaşlardır. Mesela meme, Rahim ve rahim ağzı kanserleri bu dönemde görülmeye başlar. Bu yaş döneminde bu hastalıklar klinik şikayet oluşturmaz iken teşhis edildiklerinde tedaviye iyi cevap verirler. Ama şikayet oluşturmaya başladığı zaman ne yazık ki bir kısım hastada tedaviye cevap oranları azalmış olmaktadır. Bu rutin değerlendirme dışında eğer güvenilir bir korunma yöntemi kullanılmıyorsa hekim tarafından menopoz tanısı koyulana kadar her adet gecikmesinde ilk akla gelen şey gebelik olmalıdır. Özellikle bu dönemde zaten adet düzensizliklerim var diyerek bir çok gebeliğin varlığı geç teşhis edilmektedir. Bunun haricinde düzensiz adetlerle beraber daha sık görülen aşırı, sık aralarla veya uzun süren kanamalar, kadının hekime başvurması için birer sebep olmalıdır. Ayrıca her kadının ayda bir defa kendi kendine yaptığı meme muayenesinde ele gelen değişikliklerde dikkat etmeleri gereken hususlardır.

S6- Menopozla beraber kadın hayatında değişen tek şey adetlerin kesilmesi ve sıcak basmaları mıdır ?

C6- Hayır kesinlikle bu iki bulgu ile menopozu sınırlandıramayız. Östrojen hormonu kadın hayatında hep dönüm noktalarında yer almıştır ve her seviye değişiğinde fiziksel ve ruhsal değişiklikleri de beraberinde getirmiştir. Menopozla beraber oluşan fiziksel değişimler cildin esnekliğinin azalması ve incelmesi, kırışıklıkların artması, saçların azalması, eklemlerde ağrı, yavaşlayan metabolik hıza bağlı artan kilo alımı, kemik kaybına bağlı daha kolay oluşan kırıklar, kalp ve damar hastalıklarının görülme sıklığında artış, üreme sisteminde oluşan değişikliklere bağlı organların sarkması ve ağrılı cinsel ilişki, yine aynı sebepten dolayı idrar kaçırma şikayetlerini de beraberinde getirebilir. Menopozdaki kadınların ruh durum değişiklikleri de meydana gelmekte ve depresyona eğilim artmakta, daha hassas ve alıngan olup yakınlarına olan toleransları azalmaktadır.

S7- Menopoz dönemindeki bu şikayetler kadınların kaderi midir ? Bunları azaltmak için uygulanabilecek şeyler var?

C7- Tabi ki kader değil. Gelişen dünyada geçen zaman içerisinde en önemli değişikliklerden birisi de insanların yaşam beklentisinde artış olmuştur. Beklenen yaşam süresinin uzaması ile beraber bu süreninde konfor içinde geçirilmesi beklentisi eklemiştir. Bugün ortalama yaşam süresinin 70 li yıllara çıkması nedeni ile kadınların neredeyse hayatlarının uçte birini menopoz evresinde geçirmeleri söz konusu olmuştur. Bu bağlamda menopoza bağlı şikayetleri olanlar ve menopozun doğal süreci içerisinde vücudun değişik sistemlerinde meydana gelen kayıplar çeşitli hormon içeren ve içermeyen preparatlar ile tedavi edilebilirler.

S8- Başta medyadan olmak üzere çeşitli kaynaklardan edindiğimiz bilgilere göre hormon tedavileri kanser yapıyormuş, bu konuya açıklık getirebilir misiniz.

C8- Sizde bilirsiniz hayatta olduğu gibi tıpta da hiçbir şey kesin siyah veya beyaz olarak ayırt edilemez. Her şey grinin tonları olup önemli olan sizin tedavinin zararlarını kollayarak faydasını görmenizdir. Bu da uygun hastalara uygun tanılarla uygun hormon ilaçlarının kullanımı ile mümkündür. Bu bir bıçağa benzer bıçakla leziz yemeklerde yapabilirsiniz, parmağınızı da kesebilirsiniz veya insanda öldürebilirsiniz. Önemli olan hangi ellerde ne niyetle kullanıldığıdır. Son yıllarda yapılan ve medyadan da halka yanlış olarak aksettirilen çeşitli hormon preparatların kansere sebep olduğu haberleri yanlıştır. Değişik preparatlarda meme kanseri ve bazı damar hastalıkları riskleri artmış izlenmiş olmasına rağmen bu çalışmalar irdelendiğinde bu risklerin diğer korunabilinecek risk faktörlerinden belirgin olarak fazla olmadığı ve çalışmalarında pratikte tedavinin uygulandığı 45-55 yaş aralığından çok daha yaşlı grupta olduğu izlenmiştir.

S9- Doktor bey hangi hasta gruplarında hangi koşullarda hormon tedavisi verilmekte kısaca bilgi verir misiniz?

C9- Şimdi son 3-4 yıldır hormon tedavileri zaten hastaya özel planlanmaktadır. Daha önceleri her hastaya hormon şartsız koşulsuz başlanma eğilimi mevcut idi ve kimi hastalar kendi kendilerine tedavilerini keserek kimileri de kontrolsuz olarak devam ederek faydasından çok zararını görmüşlerdir. Hormon verilecek hasta öncelikle jinekolojik değerlendirmesi yapılmış, mamografisi ve gereğinde daha ileri incelemeleri tamamlanmış, rutin biyokimyasal testleri dahil olmak üzere her şeyi olağan olan ve beraberinde daha önce bahsettiğimiz vazomotor ve ürogenital sistem şikayetleri olan hastalara uygulamaktayız. Tabi bunların dışında hastanın değerlendirmesi sonucu risk faktörleri olan hastalarda hormon tedavisi yerine başka tedaviler uygulanmaktadır.

S9- Bu tedavilerin başlandığı hastalarda tedavi ne kadar sürmeli ve takip nasıl yapılmalıdır?

C9- Son değişikliklere göre ideal tedavi süre menopozdan sonraki hastalara tedavinin 4-5 yıl ile sınırlı tutulması yönündedir. Zaten 5 yıl icerisinde vazomotor şikayetleri olan hastalarda ancak %15’inde şikayetlerin devam ettiği, geri kalanın tedavisiz olarak kendiliğinden geçmektedir. Tedavi altında olan hastalarda ise takip aralığı aksi bir gelişme olmadıkça yılda bir değerlendirilmeleri gerekmektedir. Bu değerlendirmede hastanın jinekolojik muayenesi, pap smearı ve trans vajinal ultrasonogafisi yapılır. Bunun yanında hastanın meme muayenesi, mamografisi ve gerekirse meme ultrasonografisi yapılır. Ayrıca menopozla beraber hızla azalan kemik yoğunluğunun tespiti ve takibi amacı ile kemik dansitometresi istenir.

S10- Bu dönemde hastaların uygulaması gereken bir diyet ve egzersiz programı var mıdır?

C10- Menopozdaki hastaların beslenme alışkanlıklarında major değişiklikler yoktur. Sadece hastaların menopoz öncesine göre kalsiyum emiliminin azalması ve kemik kaybının artması nedeni ile kalsiyum içeren özellikle süt ve süt ürünlerinin düzenli olarak kullanılması gerekmektedir. Ayrıca menopoz öncesi demir preparatları kullanan hastaların tedavilerini sonlandırmaları gerekmektedir. Menopozla beraber azalan metabolik hız, artan kardiyovaskuler hastalık riski ve eklem dejenerasyonu nedeniyle hastaların dengeli kalori alımı ve doymuş yağ içeren gıdalardan uzak durmalıdırlar. Beraberinde ek sağlık problemleri olmaması şartı ile haftada en az 3 gün en az yarım saat süren ritmik egzersiz yapmalıdırlar. Egzersiz oranları hastanın potansiyeli değerlendirilerek planlanmalıdır.

S11- Son olarak menopozla ilgili kadınlara iletmek istediğiniz bir mesajınız var mı?

C11- Kesinlikle var. Bir kere kadınlarımız menopozu korkulacak bir şey olarak görmekten vazgeçmelidirler. Menopoz kadınının hayatında baktığı değişik pencerelerden birisidir. Nasıl genç kızlıktan üreme potansiyeli olan bir evreye geçişi mevcut ise aynı şekilde menopozda üreme potansiyelinin sona erdiği ve beraberinde kontrol edilebilir problemlerin oluştuğu ayrı bir penceredir. Önemli olan bu pencereden geçtikten sonra ortamın getirmiş olduğu şartları en iyi şekilde değerlendirip kontrol altında tutmaktır. Menopozla beraber oluşan birçok negatif değişikten sadece üreme potansiyelinde olan kayıba çare olamamaktayız o yüzden kadınlarımız menopoz dönemlerini korkuyla değil huzurla yaşamalıdırlar.

Web Sitelerimiz

Yaşam Obezite Merkezi yasamobezitemerkezi.com

Yaşam Diyaliz Merkezi yasamdiyalizmerkezi.com

Yaşam Hastanesi Web Bebekleri webbebekleri.com

Yaşam Hastanesi - Sanal Tur

Sanal Tur İle Hastanemizi Gezebilirsinizi

Hasta ve Ziyaretçi Rehberi

Hasta ve Ziyaretçi Rehberi